ve boğazında, çocukluğunda hatırladığın kurban sahnelerindeki , hani hep gargaraya benzetip alay ettiğin gibi bir hırıltı. iflasa saniyeler var. ve son bir sarsıntı ile makine kapanıyor. beyninin içindeki son çınlama ile varlık ayaklar altında.
düşüncenin ve varlığın olmadığı yerde , gerçeklikte kalmıyor.
aslında her sonda evren kendi içine kapaklanıyor.
aslında her sonda evren kendi içine kapaklanıyor.
kimileri yeni bir kapının açıldığını,
kimileri hayatın tekrar başlayacağını,
kimileri temelinde bu iki düşüncenin yattığı bambaşka ihtimallerin olduğunu düşünüyor.
benim içinse koltuğumda geçirdiğim o amaçsız saatlerden farksız.
soğukluğu kabul edilebilir ama huzurlu.
kimileri hayatın tekrar başlayacağını,
kimileri temelinde bu iki düşüncenin yattığı bambaşka ihtimallerin olduğunu düşünüyor.
benim içinse koltuğumda geçirdiğim o amaçsız saatlerden farksız.
soğukluğu kabul edilebilir ama huzurlu.
kelebeğin kanat çırpışından mütevellit,
zamanın durduğu bir anda denizden hiç çıkamamak gibi.

0 Yorum:
Yorum Gönder